NEVADER

Etkinliklerimiz

15 Aralik 2024, Pazar

Ezgi ve Ariane ile Müzik Dinletisi Üzerine;

Sevgili NEVADER üyeleri ve dostları,

Geçtiğimiz Pazar günü Ezgi Gürbüz (keman) ve Ariane Galigné (viyolonsel) tarafından gerçekleştirilen etkileyici bir dinletiyle müziksever NEVADER dostlarıyla bir araya geldik. Bu buluşma, sadece bir müzik performansı değil, aynı zamanda müzik ve müzik eğitimi üzerine hoş ve bilgilendirici bir sohbeti de beraberinde getirdi.

Ezgi ve Ariane’nin sahneye yansıttıkları müzik duygu dolu bir yolculuğa dönüştü. Ezgi’nin kemanından yükselen notalar, ince ve zarif bir şekilde ruhlara dokunurken, Ariane’nin viyolonselinin derin ve sıcak sesi müziğe büyük bir zenginlik kattı. Klasik repertuarın önemli eserlerine hayat verirken, bir yandan da dinleyicilerle duygu dolu bir bağ kurmayı başardılar. Ezgi ve Ariane’nin beraber müzik yaparken sergiledikleri uyum ve hassasiyet, sadece teknik bir ustalığı değil, gerçekten kalpten gelen bir paylaşımın güzelliğini de gözler önüne serdi.

Ezgi, dinleti öncesi ve sonrasında müzisyenlerin çalışma düzeni, müzikal profesyonellik ve müzik eğitiminin hayatımızdaki yeri hakkında önemli noktalara değindi. Özellikle, bir müzisyenin günlük çalışma rutinine dair soruların sıkça sorulduğunu belirtti. Ezgi’ye göre, enstrümanla fiziksel olarak geçirilen günlük 6-7 saatlik çalışma çok önemli bir temel oluşturuyor. Ancak bu, müzikal gelişimin sadece görünen kısmı; zihinsel çalışma ve müziği kafada analiz etme süreciyle birlikte, müziğe ayrılan süre günde 8-9 saati bulabiliyor. Ezgi aynı zamanda insanların sıkça sorduğu “Gerçek işiniz bu mu? Paranızı müzikten mi kazanıyorsunuz?” sorularına da değindi. Müzikten para kazanan herkesin profesyonel müzisyen olduğunu belirterek, konservatuar eğitiminin sadece klasik müzik yapmak ya da orkestralarda çalışmak isteyenler için önemli olduğunu ifade etti. Müzik dünyasındaki elitist bakış açısı, sadece konservatuar mezunlarının gerçek müzisyen olarak kabul edilmesini sağlayan yanılgının rahatsız edici olduğunu da vurguladı. Müzik alanındaki profesyonellik, sadece diplomayla değil, verilen emek ve müzikten kazanılan gelirle tanımlanır.

Ezgi, profesyonel müzisyenlikte iş imkanlarından da bahsetti. Orkestralarda çalışmak için zorlu sınavlara girmenin gerekliliğini, bu sınavlarda rekabetin çok yoğun olduğunu anlattı. Örneğin, İsviçre gibi ülkelerde birkaç kişilik kadrolar için yüzlerce başvuru yapılıyor ve bu süreçte iki ya da üç kişi seçilirken, diğer adaylar çok zorlu bir rekabetin içinde kalıyor. Ancak bu durumun alternatif yollarla desteklenebileceğini de belirtti. Müzik okullarında ya da konservatuarlarda ders vermek, oda müziği toplulukları kurmak ve festivallere katılmak gibi alanlar, profesyonel müzisyenler için farklı fırsatlar sunuyor. Pedagojik bir master yaparak devlet okullarında müzik öğretmeni olmak da müzisyenler için bir diğer mesleki alan olarak öne çıkıyor. Ezgi, bu farklı alanların, bir müzisyenin kendi hedeflerine göre şekillendirilebileceğini belirtti.

Ezgi, müzik yapmanın sadece notaları çalmak olmadığını, kişisel yorum katmanın ve dinlediğiniz eserleri analiz etmenin müzikal gelişim için ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Bir eserin sadece çalınmaması, aynı zamanda yorumlanması ve kişisel bir dokunuş katılmasının o müziğin anlamını derinleştirdiğini ifade etti. Ayrıca müziğin tarih öncesi dönemlerden beri iletişim için kullanılan güçlü bir araç olduğundan bahsetti.

Dinletinin sürpriz anlarından biri, Ezgi’nin piyanonun başına geçerek bir Türkü seslendirmesi oldu. Bu an, salondaki herkese bambaşka bir duygu kattı, müzikteki çeşitliliği ve zenginliği bir kez daha gözler önüne serdi.

Bir başka güzel sürpriz ise genç NEVADER’li Deniz’in piyanoda sergilediği performanstı. Salonda oluşan atmosfer, bu genç yeteneğin getirdiği taze enerjiyi ve umut dolu geleceğini destekler nitelikteydi.

Soru-cevap kısmında ise Ezgi, salondan gelen sorulara tüm samimiyetiyle cevaplar verdi. Bir dinleyicinin “Profesyonel müzisyenlerin düzenli bir hayatı oluyor mu?” sorusuna, çok nadir de olsa bunun zor olduğunu söyledi. Ülkeden ülkeye sürekli seyahat etmenin yorucu olduğunu belirtti. Ancak düzenli bir hayat isteyenler için orkestra çalışması ya da müzik öğretmenliğinin iyi bir alternatif olduğunu ekledi. Müzik öğretmenliğini seçenler için işsizlik riski olmadığını, bu alanda açık bulunduğunu ve formasyon eğitimi alırken bile birçok kişinin iş bulduğunu ifade etti.

Bir başka soru, iyi müzik ve kötü müzik ayrımı hakkında geldi. Ezgi, hiçbir müziğin kötü olmadığını, bunun kişisel zevklerle alakalı bir durum olduğunu belirtti. Özellikle pop, rock ve rap müzikten keyif aldığını, ancak moral bozucu ve ağlak müzikleri dinlemeyi tercih etmediğini dile getirdi. Arabesk müzik hakkında da aynı düşüncede olduğunu, fakat bir insanın arabesk dinlemesinin de doğru ya da yanlış olarak nitelendirilemeyeceğini vurguladı. Bu açık görüşlü ve samimi cevaplar, salondaki dinleyicilerin büyük ilgisini ve takdirini kazandı.

Sonrasında geleneksel aperomuz sırasında muhabbet keyifle devam etti. Ariane programının yoğunluğundan dolayı erken çıkmak zorunda olduğu için aperoya katılamadı. NEVADER dostları, Ezgi ile sohbet etme fırsatı bulurken, bu güzel öğleden sonrasının etkilerini uzun süre hissettik.

Enstrümanlarıyla birlikte Lozan’dan gelen Ezgi ve Ariane’ye bu unutulmaz katkıları için gönülden teşekkür ederiz.

Gelecek etkinliklerde yeniden buluşmak dileğiyle,

Sevgilerle,

NEVADER YK

01 Aralik 2024, Pazar

Dr. Müge Ergun söyleşisi üzerine

Sevgili NEVADER üyeleri ve dostları,

1 Aralık 2024 Pazar günü, Oxford Üniversitesi’nden Dr. Müge Ergun’u konuk ettik. “Geçmişi ve Bugünü Anlamak: Arkeoloji ve Arkeobotanik Neden Önemlidir?” başlıklı söyleşimiz katılımcılarımız tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi.

Duygu Deniz Yurtsever’in açılış konuşmasının ardından, Dr. Ergun geçmiş toplumların bitkilerle olan ilişkisini ele alan bir sunum yaptı. Arkeolojinin ne olup ne olmadığına ve arkeoloji çalışmalarının kısa bir tarihine değindikten sonra çeşitli arkeoloji alanlarını tanıttı. Arkeobotaniğin nasıl bir disiplin olduğunu, kendi pratikleriyle birlikte aktardı. Arkeobotaniğin temelde arkeolojik kazılarda bulunan bitki kalıntılarının incelenmesine dayandığını açıklayan Dr. Ergun, tohumlar, odun kömürleri, polenler ve diğer bitki materyalleri üzerinden yapılan analizlerin geçmiş toplumların çevreyle olan ilişkilerini anlamamıza nasıl ışık tuttuğunu anlattı. Aşıklı Höyük gibi Neolitik yerleşimlerde yürüttüğü arkeobotanik çalışmaların detaylarını paylaşarak, bitki evcilleştirme süreçlerinin insanlık tarihindeki etkilerini ortaya koydu.

Söyleşi boyunca Dr. Ergun bizimle yalnızca bilimsel bilgiler değil, aynı zamanda saha deneyimlerinden kesitler ve arkeobotanik dünyasının ilginç detaylarını da paylaştı. Katılımcılar, onun tutkulu anlatımı sayesinde arkeolojinin insana dokunan yönlerini daha yakından görme fırsatı buldu.

İzleyicilerin ilgiyle dinlediği sunumun ardından yapılan soru-cevap bölümü her zamanki gibi oldukça canlı geçti. Yapılan yorumlar ve sorulan sorular, konunun tahmin ettiğimizden çok daha fazla ilgi gördüğünü gösterdi.

Seminer sonrasında klasik aperomuzu gerçekleştirdik. Aperonun hazırlanmasına her zamankinden fazla sayıda destekçimiz katkıda bulundu. Apero sırasında tartışmalar hâlâ devam ediyor, Dr. Ergun da açıklamalar yapmayı sürdürüyordu. Ayrıca apero vesilesiyle yeni gönüllülerimizle tanışma fırsatı bulduk ve yeni üyeler edindik. Etkinliklerimizle ilgili çok pozitif değerlendirmeler ve yeni öneriler aldık.

Seminerin ardından, Dr. Ergun ile birlikte Weihnachtsmarkt’ta bir gezinti yapıp fondü yedik. Zürih’in güzel bir kış akşamının keyfini birlikte çıkarmak hepimiz için ayrı bir mutluluk kaynağı oldu.

Yaklaşık 60 katılımcının olduğu etkinlikte, ne yazık ki beklediğimizden daha az bir gelir elde edebildik. Miktarlar aşağıdaki gibidir:

Etkinlik girişi ve kitap satışı: 410 CHF

Aperoya destek: 165 CHF

Etkinlik giderleri: -325 CHF

Nesin Vakfı’na göndermek için emanet aldığımız: 250 CHF

15 Aralık 2024 Pazar günü gerçekleştireceğimiz keman ve viyolonsel dinletimizde tekrar buluşmak üzere!

Sevgilerle,

NEVADER YK

 

27 Ekim 2024, Pazar

Prof.Dr. Ata Akin söyleşisi üzerine

27 Ekim 2024 Pazar günü Zürih’te ağırladığımız Prof. Ata Akın, iki bölümden oluşan bir sunum gerçekleştirdi. «Özgür İrade var mıdır?» başlıklı birinci bölümde yüzlerce yıldır felsefenin sorusu olan bu konunun çeşitli dönemlerde nasıl ele alınmış olduğunu dinledik. Ardından son iki yüz yılda bilimsel yaklaşımlarla konunun ele alınışını dinledik. Ne yazık ki tüm bilimsel gelişmelere rağmen bu soruya doyurucu ve net bir cevap verilememiş olduğunu, tartışmanın devam ettiğini öğrenmiş olduk. Yine de tartışmanın önemli duraklarını öğrenmiş olduk.

 

İkinci bölüm «Bilim ve Felsefe öğrenmek ne işe yarar?» başlığını taşıyordu. Bu bölümde de bilimin ve felsefenin farklı yaklaşımlarını ve her ikisinin de düşünce dünyamızı zenginleştirmeye nasıl hizmet ettiğini dinledik. Daha kısa ve yoğun olan bu bölümden sonra katılımcıların sorularına ve katkılarına geçildi.

 

Seminer sonrasındaki apero da seminerin en çok ilgi çeken bölümlerinden biri oldu. Nevader YK üyelerinin ve destekçilerimizin yaptığı börek, poğaça vb. ile içeceklerimiz hemen tükendi. Apero sırasında yaptığımız sohbetlerde hem yeni yüzlerle tanışmış olduk hem de yeni üyelerimiz oldu.

 

Zürih’teki konuklukları sırasında Ata Akın ve eşiyle güzel saatler geçirdik. Bu etkinlikte bizlerle beraber olan ve katkıda bulunan tüm NEVADER dostlarına ve paylaştığı bilgilerden dolayı Ata Akın’a teşekkür ediyoruz.

 

80 civarında katılımcının olduğu etkinlikte elde edilen gelir ve gider aşağıdaki gibidir:

 

Etkinlik girişi ve kitap satışı: 880 CHF

Yeni üyelik aidatı: 150 CHF

 Apero desteği: 315 CHF

 

Etkinlik giderleri: -532 CHF

 

Nesin Vakfı’na göndermek için emanet aldığımız: 813 CHF

12 Mayis 2024, Pazar

Dr. Gözde Çilingir söyleşisi üzerine

Bu etkinlikte, Zürih Üniversitesinde bilimsel çalışmalarını sürdüren Dr. Gözde Çilingir bizlere doğal hayatı korumada genetik teknolojilerin rolünü anlattı. İnsan etkisi ile son 50 yıldır çok sayıda canlı türünün yok olduğunu ve bu sürecin “Altıncı Kitlesel Yok Oluş” olarak adlandırıldığını öğrendik. Çeşitli genetik teknolojilerin bu süreci nasıl durdurabileceği hakkında bilgi sahibi olduk.

Gözde Çilingir DNA sekanslama yöntemleriyle Aldabra Atolü’nde ve Myanmar’da yaşayan nesli tükenme tehlikesi altındaki kaplumbağa türlerinin nasıl sınıflandırıldığını bize gösterdi. Elde ettiği bilgilerle bu kaplumbağaların soy ağaçlarını, gelecekteki yaşam alanlarını ve üreme şekillerini nasıl belirlediğini anlattı. Ayrıca, bazı yok olmuş türlerin günümüzdeki akrabaları aracılığı ile nasıl tekrar canlandırılabileceğini anlattı. Örneğin, CRISPR yöntemi ile fillerin yumurta hücreleri ve mamut fosillerinde kalan DNA parçaları ile mamutların günümüzde nasıl tekrar canlandırılabileceğini öğrenmek bizleri heyecanlandırdı.

Gözde Çilingir ayrıca bizlere bilimsel araştırmaları sırasında elektriğin ve herhangi bir laboratuar imkanının olmadığı vahşi yaşamın ortasında, hayvanlardan doku hücrelerini nasıl aldığını, barınma ve yiyecek ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını anlattı. Yöredeki insanları hayvanları koruma konusunda bilinçlendirmek için Birmanca’yı öğrenmek dahil, verdiği emeği dinlemek bizleri kendisine hayran bıraktı. Gözde Çilingir ve diğer biliminsanlarının Altıncı Kitlesel Yok Oluş’u durdurmak ve hatta tersine çevirmek için yaptıkları çalışmaları öğrenmek hepimizi umutlandırdı.

Etkinlik sonrası dinleyicilerden hem bilimsel hem de insanın doğaya verdiği zararla ilgili etik konulardan Gözde’ye çok fazla soru geldi. Gözde merak ettiğimiz birçok konuda bizlerle çok değerli bilgiler paylaştı. Aperomuz sırasındaki sohbet de oldukça zengin ve verimli geçti. Bilime ilgi duyan yeni katılımcılarla tanışma fırsatı bulmak bizi oldukça mutlu etti.

Bu etkinlikte bizlerle beraber olan tüm NEVADER dostlarına ve paylaştığı bilgilerden dolayı Dr. Gözde Çilingir’e teşekkür ediyoruz.

7 Nisan 2024, Pazar

Evrim Ağacı kurucusu Dr. Çağrı Mert Bakırcı söyleşisi üzerine

7 Nisan 2024 Pazar günü Zürih’te Çağrı Mert Bakırcı ile bilim dolu çok keyifli bir söyleşi yaptık.

Çağrı Mert Bakırcı’ya bilimi topluma ulaştırma konusundaki deneyimlerini, kişisel hikayelerini, bilimsel düşüncenin ne olduğunu, bilim-sanat ilişkisini ve bilimsel eğitim üzerine düşüncelerini sorduk. Sohbetimizin ağırlık noktasını ise yapay zeka uygulamaları ve olası sonuçları oluşturdu. Her geçen gün yeni uygulama alanlarında uzmanlaşan yapay zeka uygulamalarının gelecekte nasıl kapsamlı bir değişime neden olacağını, hatta bir yapay zeka devriminden bahsetmenin mümkün olduğunu öğrendik. Bilim ve sanat ilişkisi üzerine sorularımız bile yapay zekanın ürettiği sanat ürünleri üzerine kaydı.

Söyleşimizin ikinci bölümünü katılımcıların sorularına ve yorumlarına ayırdık. Çağrı Mert Bakırcı her bir soruya oldukça kapsamlı ve zihin açıcı cevaplar verdi. Katılımcıların kendi deneyimlerinden de bahsettiği ve merakla sonuna kadar izlediği bir söyleşi oldu. Ne yazık ki, çok sayıda soruyu alma şansımız olmadı. Bundan sonraki etkinliklerde katılımcıların sorularını ve yorumlarını daha kısa tutmalarını ve böylece tüm sorulara zaman ayırabilmeyi sağlamaya çalışacağız.

Söyleşiden sonra aperoya geçildi ve sohbete apero sırasında devam edildi. Çağrı Mert Bakırcı’nın kitaplarını imzalatmak isteyenler uzun bir kuyruk oluşturdu. Konuştuğumuz kişiler etkinliği çok beğendiklerini ve benzer etkinliklere devam etmemizi istediklerini söylediler. En güzel kısmı ise çok sayıda genç ve yeni katılımcıyı aramızda görmek oldu. Birçok kişi NEVADER’in etkinliklerini merak ettiklerini ve destek vermek istediklerini söyledi.

Etkinlikten sonraki gün Çağrı Mert Bakırcı’yla birlikte Zürih’in sokaklarında dolaştık, tarihi binalarını gezdik. Küçük bir bisiklet turuyla birlikte Zürih’e Hönggerberg sırtlarından baktık. Bir sonraki gün ise ETH Zürich’in Hönggerberg ve merkez kampüslerini, özellikle kuantum bilgisayarlar, kuantum optik, lazer fiziği, ultra hızlı olayların çalışıldığı laboratuvarları ziyaret ettik, doktora ve doktora sonrası araştırmacılardan bilgiler aldık. ETH Zürich’in yer altı koridorlarında uzun bir vakum tüpü boyunca yerleştirilmiş süperiletken devreler arasında Bell eşitsizliğinin çalışıldığına tanık olduk. Tarihi Merkez binasının ardından Paleontoloji müzesini gezdik. Çağrı Mert Bakırcı’yla canlıların evrimi, dinazorların işlevsizleşen parmakları üzerine derin bir sohbette bulunduk. Muhtemelen yakın zamanda ETH üzerine de bir videosunu izleyebileceğiz.

100 civarı katılımcımızın olduğu etkinliğimizde giriş ücreti ve kitap satışı sayesinde Nesin Vakfı’na gönderilecek bir gelir de sağladık. Tam listesi aşağıdaki gibi:

Etkinlik giriş geliri:                                                 1600 CHF

Kitap satışı, bağış, kahve ve aidat:                         935 CHF

Etkinlik giderleri:                                                     -799 CHF

Nesin Vakfı’na göndermek için emanet aldığımız: 1736 CHF

10 Mart 2024, Pazar

“Günümüzde beyin dalgalarıyla makinaları yönetmek ne kadar mümkün?” 

Doç. Dr. Selim Eskiizmirliler’den öğreneceğiz!

Günümüz teknolojisinin sınırlarını zorlayan ve geleceğin iletişim biçimlerini şekillendirecek olan beyin-makina arayüzleri üzerine derinlemesine bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? NEVADER olarak farklı alanlardan bilim insanlarıyla söyleşiler düzenlemeye, faaliyetlerinin bize nasıl bir gelecek yaratacağını hep birlikte öğrenmeye devam ediyoruz.

Alanında öncü bir isim olan Paris – Cité Üniversitesi’nden  Doç. Dr. Selim Eskiizmirliler‘in yüzyüze vereceği “Günümüzde beyin dalgalarıyla makinaları yönetmek ne kadar mümkün?” başlıklı seminerde, beyin dalgalarının nasıl okunduğunu, bu bilgilerin nasıl işlendiğini ve insan beyni ile makinalar arasındaki iletişimin gelecekte nasıl bir şekle bürünebileceğini keşfedeceğiz. Ayrıca, etik sorunlar, potansiyel uygulama alanları ve teknolojinin insan hayatına etkileri gibi konular da tartışılacak.

Katılımcılar seminer sonrası söyleşi kısmında Doç. Dr. Selim Eskiizmirliler’e sorularını birebir yöneltebilme imkanı bulabilecekler.

Söyleşiye katılım ücretsizdir. Söyleşi sonrası katılımcılarla apero eşliğinde sohbet edeceğiz.

Selim Eskiizmirliler kimdir?

 

Doç. Dr. Selim Eskiizmirliler, 1990’da Yıldız Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisans derecesini 1993‘te “yapay sınır ağları tabanlı akıllı kromozom analiz (karyotyping) sistemi” başlıklı tezi ile ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde, Sinyal ve Görüntü işleme alanında doktora derecesini 2000 yılında Paris’te Ecole Nationale Superieuer des Télécommunications’ten (ENST) aldı. Doktora sonrası beyincik ağlarında motor ve algısal sinyallerin füzyonunun modellenmesi ve yapay kaslı robot kollarının kontrolüne uygulanması üzerine çalışmalarını 2003 yılına kadar önce doktora sonrası araştırmacı daha sonra Yardımcı Doçent olarak Orebro Üniversitesi (İsveç) Bilim ve Teknoloji bölümünde yürüttü; aynı dönemde 2001-2003 arasında  biyolojiden esinlenen kontrol sistemleri laboratuarı şefi olarak da görev yaptı. 2003 sonrası Paris’e dönen Dr. Eskiizmirliler, 2010 sonrası ağırlıklı olarak girişimsel ve girişimsel olmayan (invazif ve noninvazif) Beyin Makina Arayüzleri üzerine yoğunlaşan çalışmalarını Paris – Cité Üniversitesi hayat bilimleri bölümünde öğretim üyesi ve CNRS-INCC’de  araştırmacı olarak yürütmektedir.

10 Mart 2024, Pazar

“Günümüzde beyin dalgalarıyla makinaları yönetmek ne kadar mümkün?” 

Doç. Dr. Selim Eskiizmirliler’den öğreneceğiz!

Paris  Cité Üniversitesi öğretim üyesi ve CNRS-INCC’de araştırmacı olarak çalışan Doç. Dr. Selim Eskiizmirliler bizlere beyin hakkındaki insan düşüncesinin kısa bir tarihçesini, nöronların yarattığı küçük elektrik akımlarının nasıl çözümlendiğini, hangi yöntemlerle beyin dalgalarının okunabildiğini ve sonuç olarak bugün kullanılmakta olan beyin-makine arayüzlerinin hangi aşamada olduğunu anlattı.

 

İlkçağ felsefecilerinin beyin-merkezciler ve kalp-merkezciler olarak bölünmesiyle başlayan beyin yolculuğumuz, 20 yüzyıla hızlı bir şekilde ulaştı. Günümüzde bir sinir hücresinin verdiği sinyallerin nasıl kaydedildiğini ve analiz edildiğini öğrendik. Bu arada toplantının ikinci bölümünde yapacağımız soru cevap kısmına kadar dayanamayan seyircilerden sorular gelmeye başladı. Öyle ki, toplantıyı önce sunum sonra soru cevap şeklinde sürdürmekten vazgeçip interaktif şekilde sürdürmeye karar verdik.

 

Kısa bir aradan sonra maymunlar ve insanlar üzerinde beyin dalgalarıyla robot kolların nasıl kullanılabildiğine dair örnekler izledik. Beyin-makina arayüzlerinin tetraplejik (kol ve bacaklarını kullanamayan) ve paraplejik (omurilik yaralanması nedeniyle bel ve aşağısını kullanamayan) hastalar için ne kadar hayati bir ihtiyaç olduğunu yıllardır kendi başına çikolata yemeyi hayal eden bir hastanın bunu gerçekleştirirken attığı sevinç çığlıklarını görerek derinden hissettik.

 

Oldukça güzel sorular ve yorumlarla izleyicilerin de zevkle katıldığı bir seminer oldu. Seminerin yapıldığı salon ne yazık ki yetmedi, birçok kişi semineri ayakta izlemek zorunda kaldı. Nevader olarak bundan sonraki etkinlikler için daha büyük bir salon tutmamız gerektiğini görmüş olduk.

 

Seminer sonrasında aperoya geçildi ve sohbete apero sırasında devam edildi. Aldığımız geri dönüşler seminerin oldukça doyurucu olduğu şeklinde idi. En büyük sevincimiz ise izleyiciler arasında çok sayıda yeni yüzün olmasından kaynaklandı.

 

Nesin Vakfı’na ulaştırmak için emanet aldıklarımız:

 

Kitap satışı ve aidat:                 300 CHF

Etkinlik giderleri için bağış:       240 CHF

Etkinlik giderleri:                       -140 CHF

Nesin Vakfına gidecek:              400 CHF

19 Kasım 2023, Pazar

“Kuantum Bilgisayarlar Hayatımızı Nasıl Değiştirecek?” Prof. Zafer Gedik’ten öğreneceğiz.

İsviçre Nesin Vakfı Dayanışma Derneği olarak önemli bilimsel gelişmeleri daha iyi anlamaya yönelik etkinlikler düzenlemeye devam ediyoruz.

Bu etkinlikle, Sabancı Üniversitesi Fizik Profesörü Zafer Gedik kuantum bilgisayarların geleneksel bilgisayarlarla karşılaştırıldığında nasıl bir devrim yarattığını, nasıl işlediğini ve bu teknolojinin hayatımızın her yönünü nasıl değiştirebileceğini bizlere herkesin anlayabileceği bir sadelikte anlatacak.

Prof. Zafer Gedik telekonferans yöntemiyle söyleşiye katılacak ve katılımcılarla yüzyüze bir sohbette bulunacak. Üyelerimizi ve dostlarımızı söyleşide görmekten mutluluk duyacağız.

Söyleşi sonrası katılımcılarla apero eşliğinde sohbet edeceğiz. Etkinlik ücretsizdir. 

Tarih: 19 Kasım 2023 Pazar

Saat: Söyleşi 14:00, Apero 16:00

Yer: Gertrudstrasse 99, 8055 Zürich

19 Kasım 2023, Pazar

“Kuantum Bilgisayarlar Hayatımızı Nasıl Değiştirecek?” konulu etkinliğimiz üzerine;

Sabancı Üniversitesi Fizik Profesörü Zafer Gedik kuantum bilgisayarların geleneksel bilgisayarlarla karşılaştırıldığında nasıl bir devrim yarattığını, nasıl işlediğini ve bu teknolojinin hayatımızın her yönünü nasıl değiştirebileceğini bizlere anlattı. Prof. Zafer Gedik telekonferans yöntemiyle söyleşiye katıldı ve katılımcılarla yüzyüze bir sohbette bulundu.

Kuantumun elma ve armut resimleriyle ve uzay-zaman grafiğinde Einstein’in karikatür olarak çizimleriyle mümkün olduğunca basitleştirilmiş harika bir anlatımını dinledik. Kuantum üzerine Albert Einstein, John Bell ve Richard Feynman gibi dünyaca ünlü bilim insanlarının çalışmaları hakkında fikir sahibi olduk. Kuantum bilgisayarının optimizasyon problemlerini çözmede veya asal çarpanlara ayırma gibi büyük sayılar için hesaplaması zor işlemlerde nasıl kullanılacağını öğrendik. Etkinlik sonrasında soru cevap kısmı oldukça aktif geçti. Dinleyicilerimiz kuantum bilgisayarının kullanım alanlarının yanı sıra, bu bilgisayarın psikolojik ve sosyal olarak hayatımızı nasıl değiştirebileceği üzerine de fikir yürüttüler ve bunları Prof. Zafer Gedik ile tartıştılar.

Etkinlik sonrası yaptığımız apero eşliğinde arkadaşlarımızla sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini unuttuk. Sanki o anda da zaman ve mekan konusunda kuantumun bir olağanüstülüğüne şahit olduk 😊 Bu keyifli zamanı bizimle paylaşan tüm arkadaşlarımıza ve NEVADER üyelerimize teşekkür ediyoruz.

Nesin Vakfı’na ulaştırmak için emanet aldıklarımız:

Kitap satışı ve bağış:        420 CHF

Icecek:                             -70 CHF

Salon kirası:                      -60 CHF

Toplam:                           290 CHF 

3 Eylül 2023, Pazar

Scientifica’ya gidiyoruz!

İsviçre Nesin Vakfı Dayanışma Derneği (NEVADER) olarak ETH Zürich’te çocuklara bilimi sevdirmeye yönelik olarak düzenlenen Scientifica etkinliğine 3 Eylül Pazar günü biz de katılacağız.

Etkinlik ücretsiz ve her yaşa uygun olmakla birlikte küçük çocukların aileleri ile katılması gerekmektedir. Saat 12:00-12:30 arası ETH Zürich’in merkez binasında, Polyterrasse ana giriş kapısının yanında, hava durumuna göre içeride veya dışarda buluşacağız. Daha sonra gruplara ayrılarak 12.30-16.00 arası ön kayıt gerektirmeyen stantları gezeceğiz. Yiyecek ve içecek için aralar vereceğiz. Etkinlik hakkında daha fazla bilgi almak için aşağıdaki linke bakabilirsiniz. Limitli park yeri sebebiyle toplu taşıma kullanınız.

Daha fazla bilgi icin: https://scientifica.ch/fuer-jugendliche/

Tarih ve Saat: 3 Eylül 2023 Pazar, 12:00

Yer: Rämistrasse 71, 8006 Zürich (Polyterrasse kapısı, işaretli nokta)

Whatsapp: 078 718 05 60 (Kadir Akın), kayıt gerekmemektedir.

3 Eylül 2023, Pazar

Scientifica’ya gittik.

Nesin Vakfı Dayanışma Derneği (NEVADER) olarak 3 Eylül 2023 tarihinde ETH Zürich’te her yaştan insanı , özelliklede çocukları ve gençleri bilimle buluşturmak ve sevdirmek amacıyla her iki yılda bir düzenlenen bilim festivali Scientifica’ya katıldık.

 

ETH Zürih ve Zürih Üniversitesi, 2011’den bu yana Scientifica’yı düzenliyor. İki üniversitenin binalarında gerçekleştirilen bu halka açık etkinliğin her biri bir konuya ayrılıyor. İster sergi stantlarında, ister atölyelerde, ister laboratuvar turlarında, ister panel tartışmalarında veya kısa konferanslarda olsun; odak noktasını araştırmacılar, öğretmenler ve ziyaretçiler arasındaki alışveriş oluşturuyor. Konular ilgi çekici ve anlaşılır bir şekilde aktarılıyor.

 

Üç Scientifica lokasyonuna ( Irchel, Hönggerberg, Zentrum) yayılmış 60’tan fazla stantta güncel araştırmalar  26-29-30-31 Ağustos ve 2-3 Eylül tarihlerinde ziyaretçileriyle buluştu. NEVADER olarak 3 Eylül’de ETH Zentrum’da düzenlenen etkinlik için çağrıda bulunmuştuk. Çağrımız sonucunda kırkı aşkın yetişkin ve çocuk bu etkinliğe katıldılar. Saat 12:30 ‘da toplanan aileler ve çocuklara Scientifica hakkında bilgi verdik. Konuşmanın ardından uydular dünyayı nasıl keşfediyor, dünyanın güzelliği ve büyüsü, otonom arabalar ve drone’lar için sensörler, gezegenler ve ötegezegenler nasıl oluşur ve gelişirler tarzı konu başlıklarının olduğu sergiler ziyaret edildi. Araştırmacılar güncel projelerini sunarken ziyaretçiler de bu projelere dokunup kendileri deneyebildiler, konular hakkında ilk elden bilgi alabildiler.

 

Saat 14:00’te verilen yemek arasından sonra Zooloji müzesi ziyaret edildi. Zooloji müzesi ziyareti ardından bir başka sergi alanında birbirinden ilginç konu  ve projelerin sergilendiği  standlar ziyaret edildi.

 

Günün sonunda özellikle çocukların mutluluğu yüzlerinden okunurken , NEVADER ailesi olarak bizlere en büyük ödülde bu oluyordu.

 

25 Haziran 2023 – Zürih

NEVADER 15. yaşını kutluyor!

Türkiye’den misafirlarimiz var!

Tarih: 25 Haziran 2023 Pazar     
Genel Kurul: 13.00 – 15.00 
Söyleşi – Apero: 15.30     
Yer: Mozaik Bibliothek und Treffpunkt.
Allmendstrasse 93 8041 Zürich

NEVADER’in 15. Olağan Genel Kurul toplantısında Nesin Vakfı yönetmeni Süleyman Cihangiroğlu ve eğitim müdürü Özgün Dündar Cihangiroğlu’nu ağırlıyoruz.

Genel kurulu takiben gerçekleştireceğimiz söyleşide Nesin Vakfı’nda yetişmiş ve şu anda vakfın yöneticiliğini yapan Süleyman Cihangiroğlu aracılığıyla ilk ağızdan Nesin Vakfı’nda çocuk olmayı dinleyebileceğiz. Bununla beraber Nesin Vakfı’nın yeni projeleri, yaptıkları, yaşadığı güçlükler vb. konularda bilgi alabilecek ve doğrudan sorularınızı ve görüşlerinizi iletebileceksiniz.

Bu özel günde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız.

16 Nisan 2023 – Zürih

“Göç toplumunda depremin kişisel ve toplumsal etkileri”

Konuşmacı: Psikolog Mehmet Meral

Tarih: 16 Nisan 2023 Pazar
Yer: Gertrudstrasse 99, 8055 Zürich
Saat:      Söyleşi 14:00
Apero 16:00

6 Şubat 2023 sabahı hepimiz Türkiye’de birçok ili etkileyen büyük bir depremin haberiyle uyandık. O günden bugüne kimimiz kıyısından kimimiz de tam ortasından depremin ruh ve zihinsel dünyamız üzerindeki etkilerini taşıyoruz. Aynı anda birçoğumuz benzer duyguları yaşıyoruz. Utanç, suçluluk, korku, endişe, öfke ve yas gibi duygulara kapılıyoruz. Arada bir ağlamak zorunda kalıyor, günlük hayatımıza odaklanmakta zorlanıyoruz ve bazen de olan biteni unutup günlük rutinimize dönüyoruz. Toplumsal ve kişisel olarak yaşadığımız bu acı tecrübenin üstesinden gelmek, etkilerini en aza indirmek ve iyileşmek için adımlar atmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla Nesin Vakfı Dayanışma Derneği olarak “Göç toplumunda depremin kişisel ve toplumsal etkileri” üzerine bir seminer ve söyleşi düzenliyoruz. Seminer, alanında uzman Psikolog Mehmet Meral tarafından verilecektir. Bu etkinlikte siz NEVADER üye ve dostlarıyla hep birlikte olmak isteriz.

22 Ocak 2023

“Türkiye siyasetine Zübük’ün penceresinden bakmak”
Konuşmacı: Toygar Sinan Baykan

İsviçre Nesin Vakfı Dayanışma Derneği (NEVADER) olarak belli aralıklarla söyleşi ve seminerler düzenleyeceğiz. İlk konuğumuz siyaset bilimcisi Toygar Sinan Baykan. Baykan ile Aziz Nesin’in klasik hale gelmiş bir romanı olan Zübük, Kağnı Gölgesindeki İt üzerine konuşacağız. Kendisi bürokratik nedenlerle İsviçre’ye gelemiyor ancak tele-konferans yöntemiyle söyleşiye katılacak ve katılımcılarla yüzyüze bir sohbette bulunacak.

Yer: Gertrudstrasse 103, 8055 Zürich

Söyleşiye katılım ücretsizdir. Söyleşi sonrası hep beraber yemek yiyip, sohbet edeceğiz. Yemek ve içecekler ücretlidir. Aziz Nesin’in Zübük romanını önceden okumak isteyenler dernekten temin edebilirler.

Translate »