NEVADER

Etkinlik – Erkcan Ozcan 2025

Prof. Dr. Erkcan Özcan etkinliği üzerine;

Sevgili NEVADER üyeleri ve dostları,

5 Nisan 2025 Cumartesi günü gerçekleştirdiğimiz etkinlikte, Prof. Dr. Erkcan Özcan, bizleri klasik fizikten kuantum fiziğine uzanan bir yolculuğa çıkardı. Sunum boyunca, fizikte uzun süre tartışma konusu olmuş “ışık dalga mıdır, parçacık mıdır?” sorusunu ele aldı ve bu sorunun kuantum alanlarının temellerine nasıl dönüştüğünü, basit ve anlaşılır örneklerle anlattı.

Mehmet Demirtaş, Türkiye’de son günlerde yaşanan ve NEVADER olarak sonuna kadar desteklediğimiz özgürlük ve adalet çağrılarına değinerek, gözaltında tutulanların bir an önce serbest bırakılması dileğiyle söyleşiyi başlattı. Prof. Erkcan Özcan konuşmasına cankurtaran örneğindeki en az eylem ilkesi ve ışığın kırılmasından bahsederek başladı. Ardından, karıncaların farklı zeminlerde en hızlı güzergahı bulması örneğini vererek, doğanın bazı optimal yollara yöneldiği izlenimini tartışmaya açtı. Bu noktada “evrenin bir amacı mı var?” ve “evren bilinçli mi?” gibi felsefi sorgulamalara değindi.

Daha sonra, Newton ve Huygens arasındaki tarihsel tartışmayı hatırlatarak, ışığın kimi deneylerde dalga, kimi deneylerde ise parçacık gibi davrandığına işaret etti. 19. yüzyıl başlarında ışığın dalga özelliği ön plana çıkarken, 20. yüzyıl başında parçacık kavramının kesinleştiğini belirtti. Böylece “dalga-parçacık ikiliği”nin bilim dünyasında nasıl benimsendiğini, Thomas Young’un çift yarık deneyine atıfta bulunarak anlattı. Young’ın deneyinin, hem ışık hem de elektron gibi parçacıklarda “girişim desenleri” oluşturduğunu söyleyerek, su yüzeyinde oluşan dalgaların veya iki kurbağanın yarattığı dalgalara benzer bir örüntü oluştuğunu vurguladı.

Sunumun ilerleyen bölümünde, “en az eylem ilkesi”nin kuantum alanlarındaki yansımalarını özetledi. Klasik fizikteki en hızlı yolu seçme fikrinin, kuantum düzeyinde Richard Feynman’ın tüm olası yollar yaklaşımıyla daha geniş bir boyut kazandığını belirtti. Bir parçacığın, bir noktadan diğerine giderken tüm yolları aynı anda yoklayıp sonunda tek bir yolun gözlemlendiğini anlattı.

Prof. Özcan, popüler kültürde rastlanan “kuantum düşünce teknikleri” ve “enerji koçluğu” gibi konulara da esprili bir dille değindi. Kuantum fiziğindeki olasılıklar fikrinin, “evren bizim dileklerimize karşılık veriyor” şeklinde sunulmasının bilimsel gerçeklikle bağdaşmadığını belirterek, kuantumun temelinde yatan “olasılık” kavramının yanlış kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi.

Etkinliğin soru-cevap kısmında katılımcılar, kuantum fiziginde nedensellik ve dalga-parçacık ikiliğinin gündelik hayata yansımalarıyla ilgili pek çok soru yönelttiler. Katılımcılar ayrıca çoklu evren kavramının bilimsel altyapısını, popüler kültürdeki “evren dileklerimizi gerçekleştiriyor” gibi yaklaşımlardan nasıl ayrılması gerektiğini merak ettiler. Prof. Özcan, çoklu evren modelinin aslında kuantum matematiğine getirilen bir yorum olduğunu, deneysel olarak kesinleştirilemeyen bu fikrin farklı biçimlerde ele alınabileceğini açıkladı. Kuantum kuramının, insanların günlük yaşamlarına doğrudan etki etmese bile, uzun vadede bilimsel ve teknolojik ilerlemeye ışık tutan güçlü bir temel sunduğunu vurgulayan Prof. Özcan, bilimin amacının evrene dair gerçekleri keşfetmek olduğunu ve bu süreçte popüler yanlış anlamaların dikkatle ayıklanması gerektiğini ifade etti.

Söyleşinin ardından düzenlediğimiz apero sırasında, özellikle eğitim için Zürih’e gelmiş genç katılımcılarımızla Prof. Dr. Erkcan Özcan uzun sohbetler yaparak bilimsel araştırmalar ve gelecek planları hakkında keyifli paylaşımlarda bulundu. İstanbul-Zürih arasını kendi balonuyla katedip gelen 😊 Prof. Dr. Erkcan Özcan’a bizimle dayanışması ve bu keyifli söyleşi için çok teşekkür ederiz.

60 kadar katılımcımızın olduğu etkinliğin gelir ve giderleri aşağıdaki gibi oldu:

Etkinlik girişi, kitap satışı ve bağış: 1.075 CHF

Etkinlik giderleri: 800 CHF

Nesin Vakfı’na göndermek için emanet aldığımız: 275 CHF

4 Mayıs 2025 Pazar Prof. Dr. Cem Say söyleşisinde buluşmak üzere…

Sevgilerle,

Nevader YK

Translate »