NEVADER

Etkinlik – Birsen Talay Kelesoglu 2025

Prof. Birsen Talay Keşoğlu’nun Türkiye'de Kadın Hareketi Söyleşisi Üzerine;

Sevgili NEVADER üyeleri ve dostları,

9 Mart 2025 Pazar günü gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Prof. Birsen Talay Keşoğlu, Osmanlı’dan 1990’lara uzanan süreçte Türkiye’deki kadın hareketini ele alan kapsamlı bir sunum yaptı. Sunum, tarihsel gelişmelerin yanı sıra, kadınların mücadeleleri, kazanımları ve karşılaştıkları zorluklara dair önemli bilgiler içeriyordu. 

Tevhide Cici’nin yönetiminde yapılan söyleşinin başlangıcında, tarihte kadınların doğayla ilişkilendirilmesi ve felsefi yaklaşımlar üzerinden toplumda nasıl konumlandırıldıkları ele alındı. Aristoteles ve Platon’un kadınlara dair görüşleri incelenerek, kadının ikincil konumda tutulmasının tarihsel kökenlerine değinildi. Osmanlı dönemine gelindiğinde, kadınların toplumdaki statülerinin nasıl şekillendiği, Tanzimat ve Meşrutiyet reformlarının kadın hareketine etkileri üzerinde duruldu.

Özellikle II. Meşrutiyet sonrası dönemde kadınların eğitim hakkı, çalışma hayatına katılımı ve siyasal hak talepleri daha görünür hale gelmiştir. Söyleşide, kadın hareketinin gelişiminde basının oynadığı rol de ele alındı. II. Meşrutiyet döneminde kadınlar, kendi seslerini duyurabilmek için gazete ve dergiler çıkararak hak taleplerini dile getirmişlerdir. 1923’te Nezihe Muhiddin öncülüğünde kurulan Kadınlar Halk Fırkası, kadınların siyasal haklarını savunma yolunda önemli bir girişimdi. Ancak partinin kapatılması, kadınların siyasal alanda mücadele etmeye devam etmeleri gerektiğini gösterdi. 1930’lu yıllarda kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, kadın mücadelesinde önemli bir kazanım oldu.

1960’lardan itibaren kadın hareketi daha kurumsal bir yapıya kavuşmaya başlamış, Türk Kadınlar Birliği, Kadın Haklarını Koruma Derneği gibi kuruluşlar kadın haklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmıştır. 1970’ler ve 1980’lerde sosyalist ve feminist kadın derneklerinin de sahneye çıkmasıyla, kadın hareketi yeni bir boyut kazanmıştır.

Söyleşinin son bölümünde, 1980 sonrası feminist hareketin gelişimi ve kurumsallaşması ele alındı. 1990’lardan itibaren kadın hareketi daha da güçlenerek Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi, Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) gibi kurumların oluşumuyla kurumsal bir yapıya kavuşmuştur.

Gerçekleştirdiğimiz bu söyleşi, kadın hareketinin tarihsel gelişimini anlamak açısından çok kıymetliydi. Kadınların eğitim, çalışma hayatı, siyasal haklar ve toplumsal statülerini geliştirmek için verdikleri mücadelenin yüzyıllardır süregeldiğini ve hala devam ettiğini bir kez daha gördük. Prof. Birsen Talay Keşoğlu’nun anlatımıyla, Türkiye’de kadın hareketinin geçmişten günümüze nasıl evrildiğini ve gelecekte nasıl şekillenebileceğini derinlemesine ele alma fırsatı bulduk.

Bu süreçte, kadınların mücadelelerinin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir değişim yaratmaya yönelik olduğu gerçeği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda, kadın hareketinin geçmişinden öğrenerek geleceğe dair daha bilinçli adımlar atmak hepimizin sorumluluğudur.

Etkinlik beklediğimizin ötesinde bir ilgiyle karşılandı. Sunumun ardından geleneksel aperomuza geçerek katılımcılarla daha samimi bir atmosferde sohbet etme fırsatı bulduk. Bu esnada bazı konuklarımız NEVADER’in gelecek etkinlikleriyle ilgili ayrıntılı bilgi edinmek isteyince, derneğimizin çalışmalarından ve hedeflerinden bahsettik. Etkinlik süresince, kitap masasından sorumlu genç NEVADER’li Nazım’ın gösterdiği özverili çaba da dikkat çekiciydi. Etkinliğin sonunda, NEVADER’e gönüllü destek veren arkadaşlarımızla birlikte ortamı toparlarken muhabbetimizi sürdürdük.

60 kadar katılımcının olduğu etkinliğin gelir ve giderleri aşağıdaki gibi oldu:

Etkinlik girişi, kitap satışı ve bağış: 904 CHF

Etkinlik giderleri: 384 CHF

Nesin Vakfı’na göndermek için emanet aldığımız: 520 CHF

Sevgilerle,

Nevader YK

Translate »